Paris’te İklim Değişikliği Konferansı: “Tarım” Kelimesinin Esamesi Okunmuyor. Slow Food: “Gıda ve iklim ilişkisinin önemini idrak etmemek ciddi bir hatadır”

 

Birkaç gün içinde, dünyanın dört bir yanından gelen hükümetler iklim değişikliği hususunda konuşmak üzere Paris’te toplanıyor olacaklar. Başarısız tartışma, arabuluculuk ve forumlarla geçen 20 küsur yıldan sonra, Paris konferansı (COP21), ilk kez bir bağlayıcı ve evrensel anlaşmaya aracılık etmeyi deneyecek.

Ancak müzakerelerin 54 sayfalık metninde (http://unfccc.int/resource/docs/2015/adp2/eng/11infnot.pdf) gıda güvenliği tamlaması defalarca geçtiği halde, “tarım” tek bir kez olsun görünmüyor. Slow Food, bunun ciddi bir eksiklik olduğuna inanmaktadır. Bu kelimenin eksik olması, asıl konunun tartışmaların kıyısına ötelenmesi demektir: gıda ve iklim arasındaki ilişkinin.

Referans alınan sisteme bağlı olarak, tarım, hayvancılık ve gıda üretimi pek çok şeyi temsil edebilir: İklim değişikliğinin ana sebeplerinden biri, kurbanlarından biri ya da olası çözümlerden biri. Dikkatlerin enerji, ağır sanayi ve ulaştırma sektörleri üzerine odaklanıyor olması, tarımın temel rolünün idrak edilmediği anlamına gelmektedir.

Tarımın tartışmaların odağına alınması umuduyla Slow Food Paris’te toplanan ulusların ve uluslararası örgütlerin temsilcilerine “Gezegenimizi Yiyip Bitirmeyelim! İklim Değişikliği ile Mücadele Edelim!” diye sesleniyor.

Bu sesleniş, iklim değişikliğinin etkilerinin ancak varolan gıda üretim, işleme, dağıtım, tüketim ve atık sisteminde radikal bir paradigma kayması ile azaltmayı umabileceğimizi gösterme amacıyladır.

Paris’te son yaşanan terör saldırıları ve yetkililerin İklim için Eylem Yürüyüşü’nün iptal kararının ışığında; sivil toplumun talebi olan korku karşısında geri çekilmemek ve adaletsizlik, yoksulluk, eşitsizliğe karşı savaşma gereğini ile COP 21’in de ana konusu olan iklim değişikliğinin sebep olduğu ekolojik afeti ifade edebilme arzusunu Slow Food, uluslararası başkanı Carlo Petrini aracılığıyla, desteklemektedir.

Gıdayı onarmak, atığı azaltmak, agro-ekolojik uygulamaları ve kısa dağıtım zincirlerini teşvik etmek artan bir şiddetle aciliyet kazanmaktadır.

Eğer, modern endüstriyel gıda üretim sistemi hakimiyetini devam ettirirse -petrol türevlerinin artan miktarda kullanımına dayalı bir sistem, büyük ölçekli bir üretim ve doğal kaynakların gelişi güzel sömürüsü- sadece güncel eğilimleri tersine çevirmek imkansız olmayacak, bunun giderek yükselen ortalama sıcaklığın üzerinde de olumsuz bir etkisi olacaktır. IPCC’nin 5. Değerlendirme Raporu’na göre, geçen yüzyılda 0.85 ° C artışı zaten gördük.

Modern endüstriyel gıda üretim sistemi sonsuz bir büyüme fikrine dayanır ama gezegenimizin kaynakları sınırlı. Bu idrakı 2050 yılında 9 milyara ulaşacağımız tahminiyle birleştirdiğimizde, yüzleşmemiz gereken en önemli en önemli sorunlardan biriyle karşılaşıyoruz. Bu nedenle Paris’de toplanan ulusların ve uluslararası örgütlerin temsilcilerinden varolan gıda sistemini radikal bir şekilde değiştirmeyi amaçlayan etkin uluslararası politikaları teşvik etmelerini talep ediyoruz.

Sesimizi birlikte duyuralım! İmzanızı ekleyin: https://old.slowfood.com/fight-climate-change/

Daha fazla bilgi için, Slow Food Uluslararası Basın Ofisi ile temasa geçiniz:

Paola Nano, +39 329 8321285 [email protected]

Slow Food  iyi, temiz ve adil gıdayı savunan ve buna tutkuyla bağlanan bir milyondan fazla insanı içermektedir. 158’i aşkın ülkede; aralarında şeflerin, gençlerin, aktivistlerin, çiftçilerin, balıkçıların, uzmanların ve akademisyenlerin yer aldığı yaklaşık 100.000 Slow Food üyesi bulunmaktadır. Üyeler, dünya geneline yayılmış 1500 yerel birliklere (konvivyum olarak da bilinen) gerek üyelik aidatları, gerekse de düzenledikleri etkinlikler ve kampanyalarla destek olmaktadır. Bunun yanı sıra, küçük ölçekli sürdürülebilir gıda üretimi yapan 2000’ini aşkın Terra Madre gıda topluluğu da Slow Food ağının içinde yer almaktadır.

  • Did you learn something new from this page?
  • yesno